
(Bize Katılın; http://www.facebook.com/ceyhunyilmazfan) Ceyhun Yılmaz Biyografisi 1976 yılının ekim ayının 5inci günü… Bakırköy-Yenimahalle Doğum evinde..21 yaşında bir genç kızın ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi Ceyhun Yılmaz…ilk yıllar annesi onu her anne gibi ayağı...nda salladığı için uyuyamadı.henüz 4 yaşındayken ezbere söyleyebildiği adresi Feritselimpaşa caddesi sancaktepe soksak no 35 bora apartmanı Daire 10 Bahçelievler İstanbul da büyüdü...ilköğretimini 8 yıl boyunca Bahçelievler Kazımkarabekir ilköğretim okulunda tamamladı..bu okulda sınıfta yaptığı tek kişilik oyunların yanı sıra 1985 yılında ilk kez okulunun mezunları gecesinde sahneye çıktı...990 yılında Yeşilköy 50 yıl lisesine gitti 993 yılında mezun oldu ve açık öğretim fakültesi iktisat bölümüne kaydoldu..ikinci sene ayrıldı 995 yılında Star televizyonu yapım yardımcılığı daha sonra Tgrt spor muhabirliği 997 de starspor yapımcıları ve 998 spor servisi müdür yardımcısı olarak çalıştı..999 yılının ocak ayında Best FM de yayına başladı 2000 yılında bilgi üniversitesi sahne ve gösteri sanatları öğrencisi oldu.yine 2000 yılında 500 ün üzerinde sergilediği oyunu da Kadıköy Halk Eğitim Merkezinde başladı.2001 yılında Atv’ de kendi adını taşıyan TV programı yaptı (13 bölüm) 2002 yılında ilk şiir kitabını çıkardı ve aynı yıl okulunu, TV programını radyo programını ve sahneleri bırakıp vatani görevini yapmak için orduya katıldı.4 ay Van da kalıp, ardından Türkiye’nin tüm illerini gezerek askerler ve rütbeli personele gösteriler yaptı(107 kez ) 2003 yılında vatanı görevini tamamlayıp radyoya geri dönen Ceyhun yılmaz hemen ıkınıcı Şiir kitabı ‘Kasım’ın Bıçak Yarası’nı yayınladı gösterilerine de aynı yıl tekrar başladı. 2004 yılında TV programına TRT ile anlaşarak devam etti (14 program) 2005 yılında Cine 5’le anlaşarak hafta içi her gece aynı adlı Talk Show’unu yaptı 165 programda 210 unlu konuğu ağırladı. 2006 yılında ‘İkinci El Yalnızlık’ adlı şiir kitabını yayınladı. Ve tüm kitaplarının gelirlerinin tamamını Türk böbrek vakfı ve tüm eğitim gönüllüleri vakfına bağışladı.. Şubat 2004 ve Mayıs 2006 yılları arasında Hayat Bilgisi dizisinde 92 bolum konuk oyunculuk yaptı. 13 Mayıs 2006 yılında acı bir olay yasayan sanatçı dizi setinde geçirdiği kaza sonucu ayağını 3 yerden kırıldı ve kolunda çatlak meydana geldi. Aynı gün çok sevdiği annesini kaybetti ve bir sure çalışmalarına ara verdi.. 2007 yılının haziran ayından itibaren tekrar TRT ile anlaştı ve sayısal gece programını yaz boyu sundu.. Aynı yıl başrollerini Tuba Ünsal ile paylaştığı Küçük Hanımefendi adlı TV filminde yer aldı. 2008 yılında TRT de sayısal gece programını bu kez Sibel Can ile sunmaya başlayıp yaz bitiminden sonra kıs sezonunda programa devam etti (26 program) .. mesleğini yaptığı her sene bir çok ödüle layık görüldü..hababam sınıfı merhaba hababam sınıfı askerde maskelı besler..maskelı besler ırak.. maskelı besler Kıbrıs.. Osmanlı cumhurıyetı fılmlerınde cameo (mısafır oyuncu) oalrak bulundu… ve 999- 2008 yılları arasında 78 üniversite paneline konuşmacı olarak katıldı. Birçok üniversiteden ödül aldı. bazı ödülleri aşağıdaki gibidir.. Kendisiyle İlgili Baska Detayları Takipçileri Tarafından Kurulan ve Resmi Olmayan http://www.ceyhun-yilmaz.com Sitesinde Bulabilirsiniz Yukarıdaki özgeçmişte yer yer belirtilse de ifade etmeliyiz ki Ceyhun yılmaz sahne, TV programları, sinema filmleri, dizi film çekimleri ve şiir kitapları esnasında radyo programını hiç bırakmadı. Özgeçmişine Bir Cümle ile Katılmasını İstediğimiz Ceyhun yılmaz Sizlere Şöyle Veda Etmemizi İstedi.. BAKAN BENİ GÖREMEZ BEN BASKA YERDEYİM .. GÖMEN GÖVDEMİ GÖMECEK… BEN BAŞKA YERDEYİM… ÖDÜLLERİNDEN BAZILARI: 2000 Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Zirvedekiler 2000 Yarışması Yılın En İyi Radyo Programı. 2001 İstek Vakfı Geleneksel Yılın En İyileri Anketi Yılın En İyi Radyo Yapımcısı ve Programı 2001 Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Zirvedekiler 2001 Yarışması Yılın En İyi Radyo Programı 2002 Yılın en iyi Showmani Ankara Üniversitesi Ceride_i Kantar ödülleri 2002 İstanbul Üniversitesi bilişim ödülleri özel ödül 2003 MGD 11. Altın Objektif Ödülleri 2003 Konya Selçuk Üniversitesi 2004 İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Yılın İletişimcileri 2004 Radyo Yayıncıları Derneği Radyonun Yıldızları 2004 Radyo Yayıncıları Derneği 2004 Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği 2004 İstanbul Üniversitesi / İletişim Fakültesi 2006 Tüketici 2006 Kalite Ödülleri Yılın En İyi Showmani 2007 Fatih Dershanesi "Gönüllerin Fatihleri 2006" Yılın Radyo Programı 2007 "Future Dergisi" Yılın Radyo Showu 2007 İstanbul-Şişli Belediyesi 8.Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği "2006 Kalite Ödülü Yılın Radyo Programı" 2007 Yılın Türk komedyeni 2008 Mersin Üniversitesi Yılın En İyi Radyo Programı 2008 Boğaziçi Üniversitesi Radyo Boğaziçi 5. Müzik Ödülleri - Yılın En İyi Radyo Programcısı 2008 İstanbul Aydın Üniversitesi 4. Geleneksel İletişim Ödülleri - Yılın En İyi Radyo Programcısı 2008 Vefa Lisesi 3.Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülleri - Yılın En İyi Radyo Programı 2008 Alanya Gazeteciler Cemiyeti Geleneksel Medya Başarı Ödülleri - Şükran Ödülü Bu özgeçmiş Şubat 2009 yılında kaleme alınmıştır. Ceyhun Yılmaz
Writer:5,214 fans

Ceyhun Yılmaz ' Prensesimizin Resmi Facebook Sayfasını Açmış Bulunmaktayız Ceyhun Yılmaz Fanları Olarak Gereken Desteği Vereceğinizden Eminim.. {Burhan KOÇAK}
Besides her well-behaved childhood,she also had her own kind of attitudes.She was too selective and though she liked her three wheeled-bike ,she was yearning for a wooden swinging horse.She begged her mother so much that she finally had one.Eventually, her beloved toy... got broken ,therefore she had to get off the toy before she forgot to walk. ' Get educated and remain unemployed' When it was time for her to start school,she was given to the affectionate arms of her teachers in Faik Reşit Primary school.Her teacher loved the black girl.She was one of the smartest students and used to fight with the boys at the breaks.She made the ones who bet on her side ,richer and richer.But ,due to her naughty,talkative and jealous brother,at home,she gave the impression that she was well-behaved . Girls,stand aside ,Deniz is coming Naurally,She had to go to secondary school after primary school. She got registered to the secondary school in Erenköy Girls high school.Since she spent that period of her life as a well-behaved girl,the only thing worth mentioning about that period was the boy with the racing bike .He was so nice and drove Deniz so excited but as they eventually got to know eachother,she was dissapointed to learn that he was a spoiled.boy.That was how her first love ended. A dark high school girl with eyes like stars A different Deniz came out as she started high-school.She seemed as if she would like to compensate for the inactive years in secondary school.She came back to her origin,ignoring her lessons and hanging out with her friends.She started skipping school, aimlessly.They used to sit in Moda lazily,making fun of their friends who attended the classes.They had special island programmes.These programmes were significant in terms of driving the poor passengers crazy ,turning the music up in the boat.Sometimes boys used to join the girls' gang ,however,their days would be ruined because they would have to confine their craze. Despite everything ,as the gang was so active,they gained the sympathy of all the teachers.In the mean time,Deniz started to write plays in order to perform on special occasions.And then her experiences in the school newspaper…Lots of artists were interviewed.The young girl was so talented.One day,she went to Galatasaray sports complex and was stopped by guards at the gate.But there was no way other than going on.Finally she succeeded in interviewing with every footballer.Let's not touch how they got rid of the guards. Studying in Switzerland for 7 years? NEVER After Deniz finished high shool ,her parents wanted her to live with them She had education and she returned to the country where she was born She had office work education for two years . Although she wasn't so efficient in language,her teachers wanted to send her to university. Moreover,she had proven her self among so many students and had a scholarship from the government. But she preferred to live in the country where she earned her living ,not the one she was born in. She decided not to spend her 7 years in Switzerland and she packed her suitcase. From then on ,she regarded this country only as a summer house. Will she be a Painter? Throughout her high school years, her greatest interest seemed to be in painting, so ,nobody could be aware of her secret interest in music. One day she thought "I am 19 now. Let me see if I can compose one of those songs." And she succeeded it. However,she didn't have that famous "inspiration" while composing the song. What ever happened to her was due to her curiosity And,the rest is conspicuous; Raks , Yargıcı and so on. They used to call me Erkek Fatma I spent my childhood running after the ball. I had bruises on my legs due to playing football with the boys in my neighbourhood. I wasn't in good terms. with baby dolls and tea-sets. When ever I got a baby doll ,I gave it to my sister,Derya. Mean while,I share all my problems and happiness with her . We are a family which is so devoted to one another. I love sharing everthing with them and I never think of leaving them. I once more want to thank to my mother Sema Çelik and my father Sait Çelik who has always relied on their children and who gave us support in our decisions.I love them very much. I would get on well with the boys ; that's why I was called Erkek Fatma. She Failed in Music lesson Deniz Çelik whose first album became very popular says "to tell the truth, I didn't expect such a popularity" Deniz Çelik who was born in Switzerland and came to turkey when she was six months old, considers the place that she found in the music world 'surprising'..Deniz who was discovered at a birthday party and was offered a record, says that coincidences took her to her current position and mentions that she got very surprised when the producers offered to make her an album. Since I didn't have enough knowledge in music, I failed in music lesson at secondary school. Everything happened so fast. Now my album sold 420.000 which is so high for such a small period . Until recently, I was an ordinary person . I stil can not believe that I am so famous. Coincidences brought her Fame and Record Her music life is full of coincidences.One day,she went to a bar with her friends.It was one of her friends' birthday and she asked her to sing.And the next steps:I could not say no to the birthday girl.Evertything happened quickly from that point on.A gentleman called Bülent whose name I had later learnt,came to me and said he wanted to make me an album.I found that quick offer funny at first.But when I found out that he was serious,I thought why not?and I said ok.We started to collect songs for the album.We asked Garo Mafyan and Zeynep Talu for help and they contributed a lot.We had completed the preparations ,however,we could not find a name for the album.That's when Neslihan Yargıcı came out for help.I would be introduced to her .I said to her :Hi,madam,I am Deniz and that was how Bendeniz has come out.. ------------------------------------------------------------------------ Miki Bebek İsviçre'de Dünya'ya Geldi... İsviçre Zürih hastanesinde kapkara bir bebek dünyaya geldi. 25 Temmuz 1973 tarihinde gerçekleşen bu doğum Türk popuna bir isim kazandırmak amaçlı değildi tabii. Anne bebeğini çok sevdi ama anneanne onu "Mickey Mouse" a benzetti. Anne buna çok kızdı "Benim kızım öyle birşeye benzemiyor" dedi. Ama sokğa çıkarken kapkra kızını pudralamaktan da kendini alıkoyamadı. Çevredeki insanlar bu bebeğin renginin giderek açıldığını fark ettiyse de işin sırrını başaran olmadı. Şimdi eğlenmeye sırası anneye gelmişti. Hiç açık vermeden kıs kıs güldü. "Elime Düştün Miki" Kara kızın adı Deniz oldu ve çalışan bir anne-babanın çocuğu olmanın cezasını 5 aylıkken İstanbul'a gönderilerek çekti. Bu postalamanın tek nedeni bakım zorluğu değildi. Kızlarının İstanbul'da okumasını istiyordu Çelik anne ve baba. Küçük Deniz'in seçme şansı yoktu. Böylece çocukluğunun tamamını ve gençlik yıllarının bir bölümünü geçirmek üzere anneannesinin yanına doğru yola çıktı. "Beyaz atlı prensin gelmesine daha çok var, en iyisi siz bana at alın." Genel olarak uslu bir çocukluk geçirmekle birlikte, kendine özgür delilikleri de yok değildi. Arkadaş konusunda çok seçiciydi ve üç tekerlekli bisikletini çok sevdiği halde, nedense hep bir atının olmasını istedi. Annesinin o kadar başının etini yedi ki sonunda sallanan tahta bir atı oldu. Atın gelmesinden sonraki uzun bir dönemi sabahtan akşama kadar sallanarak geçirdi. Neyse ki sevgili oyuncağı zamanında kırıldı da yürümeyi unutmadan üzerinden inmek zorunda kaldı... "Oku Oku Adam Ol, İşsiz Ol" Okula başlama zamanı geldiğinde "Faik Reşit İlkokulu'nda eti senin kemiği benim, ya da hepsi senin yok yahu bu çocuk benim" şeklinde emanet edildi. Öğretmeni kara kızı çok sevdi. En çalışkanlardan biriydi ve ders aralarında da sınıfın delikanlılarıyla kavgaya tutuşur, kendisinin kazanacağı üzerine iddiaya girenleri zengin ederdi. Ancak bu sıralarda kendisinden daha çenesi düşük, kıskanç ve yaramaz olan kardeşi sayesinde evde hala uslu bir çocuk izlenimi yaratıyordu. Savulun Kızlar Deniz Geliyor İlkokuldan sonra haliyle ortaokula gitmesi gerekti. Erenköy Kız Lisesi'nin orta bölümüne kaydoldu. Hayatının bu dönemini sakin ve dersten başka birşey düşünmeyen "cici kız" olarak harcadığından anlatmaya değer tek şey, yarış bisikletli delikanlı olabilir. Öyle şekerdi ve Deniz'i yanından geçerken öyle heyecanlandırdı ki daha sonra tanıştıklarında onun aslında kendini beğenmişin teki olduğunu öğrenmek kızcağızı yıktı! İlk aşkıda böylece sona erdi... Bir Liseli Esmer Kız, Gözleri Yıldız Yıldız Aynı okulun lise bölümüne başladığında farklı bir Deniz çıktı ortaya. Ortaokulda geçirdiği sönük yılların acısını çıkarmak ister gibiydi. Birkaç "kafa" arkadaşına takılıp, dersleri arka plana iterek özüne döndü. Okul kırmalar başladı. Öylesine, amaçsızca... Moda'da miskin miskin otururken o sırada derste olan zavallı arkadaşlarını düşünüp eğlenirlerdi. Güzel havalarda özel ada programları olurdu. Bu özel programlar, vapurda teybin sesini avazı çıktığı kadar açarak gariban yolcuları deli etmek gibi etkinlikler içermesi açısından önemliydi. Bu kızlar çetesine bazen erkeklerde katılır, çılgınlıklarını sınırlamak zorunda kaldıkları için günleri berbat olurdu. Herşeye karşın çete çok yönlü ve faal olması nedeniyle öğretmenlerin sempatisini kazanmayı başarmışlardı. Bu arada Deniz özel günlerde oynamak amacıyla piyesler yazmaya başladı. Arkasından okul gazetesi maceraları. Pek çok sanatçıyla röportajlar yapıldı. Küçük hanımlar pek de yetenekliydi. Bir gün Galatasaray'ın tesislerine gidip kapıda durduruldular. Ancak ölmek var dönmek yoktu. Ölmediler de dönmediler de içeriye girip bütün futbolcularla teker teker konuşmayı becerdiler. Kapıdaki adamı nasıl etkisiz hale getirdikleri konusuna değinmemekte fayda var. Yedi Yıl İsviçre'de Okumak mı, ASLA!" Lise bitince, anne baba artık kızlarını yanlarında istediklerini belirttiler. Deniz'de doğduğu ülkeye döndü. İki yıl, büro işleri konusunda eğitim gördü. Bu arada dili henüz çok yetersiz olduğu halde, hocaları onu üniversiteye yollamak istediler. Üstelik onca öğrenci arasından sivrilmiş, masraflarını devlet üstlenmişti. Doğduğu değil, doyduğu daha doğrusu büyüdüğü ülkeyi tercih etti. Koskoca yedi yılını İsviçre'de geçiremeyeceğine karar verdi ve hemen bavulunu topladı. İsviçre'ye "seni uzaktan sevmek, sevmelerin en güzeli" diyerek veda etti, o günden sonra, bu ülkeyi sadece "yazlık" olarak kullandı. Çocuk Ressam mı Olacak, Ne? Lise boyunca en büyük ilgisi resim dersine karşı gibi görünüyordu, bu yüzden kimse müziğe olan gizli ilgisini fark edemedi... Bir gün (yaş 19) "Dur bakayım, şu şarkılardan bir tane de ben yapabilir miyim?" diyerek oturdu, baktı ve ilk şarkısını yaparak, yapabileceğini gördü! Oysa o çok sözü edilen ilham filan da gelmemişti... Başına ne geldiyse merakından geldi zaten. Sonrası malum, Yargıcı ve Raks derken olanlar oldu işte! ANI // Bana "Erkek Fatma" Derlerdi... Küçüklüğüm top peşinde koşturmakla geçti. Mahallenin çocuklarıyla maç yapmaktan bacaklarım yara içinde kalırdı. Bebeklerle, evcilikle aram hiç iyi değildi. Her seferinde hediye gelen bebekleri kardeşim Derya'ya verirdim. Bu arada unutmadan ekleyeyim; en büyük sırdaşım Derya'dır... Bütün derdimi, sevincimi onunla paylaşırım. Biz birbirine çok bağlı bir aileyiz. Her şeyimi ailemle paylaşmayı seviyorum ve onların yanından ayrılmayı hiç düşünmüyorum. Çocuklarına güvenen ve bize her kararımızda destek veren annem Sema Çelik ve babam Sait Çelik'e bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Onları çok seviyorum... Erkeklerle her zaman daha iyi anlaşırdım. İşte bundan dolayı okulda ve oturduğumuz semtte adım "ERKEK FATMA"ya çıktı. ANI // Müzik Dersi'nden Sınıfta Kalmış... İlk kasetiyle hızlı bir çıkış yapan Deniz Çelik, "doğrusunu söylemek gerekirse böyle bir çıkış beklemiyordum" diyor. İsviçre'de doğan ve altı aylıkken Türkiye'ye gelen Deniz, müzik dünyasında kendine, kendi deyimiyle "şaşırtıcı bir yer" buldu. Bir arkadaşının doğumgünü partisinde "keşfedilen" ve kaset teklifi alan Deniz, tesadüflerin kendisini bu yere taşıdığını belirterek şunları söylüyor: "Kaset yapmak istediklerinde çok şaşırmıştım. Çünkü müzikten yeterince anlayan bir insan değildim. Ortaokulda müzik dersinden sınıfta kalmıştım. Herşey çok ani oldu. Şu anda kasetim 420 bin satmış. Bu kadar kısa süre için çok yüksek bir rakammış. Daha dün sade bir insanken şimdi herkesin dilinde olmak bir rüya gibi. Ünlü olduğuma hala inanamıyorum." ANI // Tesadüf Ona Şöhret ve Rekor Getirdi... Müzik yaşamı ise tümüyle tesadüflerin eseri olmuş. Deniz günün birinde arkadaşlarıyla birlikte bara gitmiş. Bir arkadaşının doğum günüymüş ve kendisinden şarkı söylemesini istemiş. İşte ondan sonraki gelişmeler "Doğum gününde arkadaşımı kıramazdım. Ne olduysa işte bundan sonra oldu. Adını sonradan öğrendiğim Bülent adlı bir bey yanıma gelerek Raks firmasında çalıştığını ve kaset yapmak istediğini söyledi. Aniden gelen bu teklifi önce gülünç buldum. Ancak ciddi olduğu ortaya çıkınca neden olmasın diye düşündüm ve tamam dedim. Temel atılmıştı. Harıl harıl parça topluyorduk. Garo Mafyan ve Zeynep Talu'dan yardım istedik. Sağolsunlar çok yardımcı oldular. Herşeyi tamamlamıştık ancak kasede isim bulamıyorduk. İmdadımıza Neslihan Yargıcı yetişti. İlk kez tanıştırılacaktım. Yargıcı'ya "Merhaba efendim Ben Deniz" dedim ve böyle doğdu BenDeniz...
Musician:3,661 fans

Ceyhun Yılmaz
Ceyhun Yılmaz'la birlikte tiyatro izlemeye=)) Katılmak isteyenler, linke tıklayın.. http://www.facebook.com/home.php?#/group .php?gid=313423925297&ref=mf





























