See more of Harry Potter Hayran Hikayeleri by logging into Facebook
Message this Page, learn about upcoming events and more.
See more of Harry Potter Hayran Hikayeleri by logging into Facebook
Message this Page, learn about upcoming events and more.
Not Now
  • 7.bölüm SON YILIN İLK DERSİ.

     

     

    "AHH..harry patlicam""Kim sana o kadar ye dediki ron!""ama çok güzellerdi" Ron tam 5 tabak çeşit-çeşit pudingi karıştırıp yemiş ve patlayacak duruma gelmişdi.Gryffindor kulesine onu sırtında taşıyan harry belini ovarak koltuğa oturdu.her yeri ağırıyordu.Hermione"malfoy mosmordu.Jack cevabı çok güzel verdi.ama yinede... dikkat etmeliyiz.Malfoy o olmadığında mutlaka bizden puan kesmek isteyecek." karanlıktan yumuşak bir ses:"Biri benimi andı?"dedi.Jack yanlarına geldi ve Hermione'nin yanına oturarak:"Malfoy bir öğrenci başkanı.puan kırabilir veya verebilir.ama benim kararımı sorgulayamaz.bende Gryffindor'da olduğuma göre rahat olun.""Hey Jack,kaçıncı sınıftasın?""6.sınıf ron""vay be ben okulu bitirdin sanıyodum?""Daha var ron.neyse ben yatıyorum görüşürüz." ya takaneye çıkan kapıya ilerlerkem durdu ve ron'a dönerek"Ha bide çabuk yatın derim.birazdan taramacılar gelicek.en çok 1 saatiniz var.İyi geceler."ve yukarı çıkıp tekrar karalığa kayboldu."Yatsak iyi olur"dedi Harry ve Ron'a yardım edip yatakaneye çiktı.4 direkli karyolasına uzanırken yarın'ın ilk dersi olan İksiri düşündü.acaba Snape'de dönmüş olabilirmiydi.onunda işi yarım kalmışdı.iksir dersi.Uykuya dalmadan önce Snape'nin döndüğünü hayal etti.

    Sabah kaktığında derse tam 15 dakika gecikmişdi.iksir sınıfına tahminindende çabuk varan harry,kapının acık oldugunu görüp içeri daldı ve diğer ikisini bulup yanlarına oturdu."beni niye çağırmadınız?""Bizde senin geldiğini sandık ama..""Potter,yine geciktin.tam 15 dakika.""harry bakmadan kitaplarını çıkarırken"özür dilerim Profösör ama ben..."birden kafasına dank etmişdi.ona sadece bir kişi böyle sertçe potter derdi.kafasını kaldırdı ve ağzı yarım metre acık kaldı.

    Profösör Severus Snape'in ruhu öğretmen masasının yanında duruyordu.harry oturmadan snape'nin gözünden akan bir damla gördüğünden emindi."potter,ders çıkışı odama gel.son yılın ilk dersine kimsen bu kadar gecikmemişti."Ders boyu Snape'nin niye geri döndüğünü düşündü ve sonunda buldu.bir ruh sadece iki nedenle geri gelir:bir,ölümden korkuyorsa,iki,bir işi yarım kaldıysa...

    Ders çıkışı,her zaman olduğu gibi o bilindik odanın yolunu tuttu.tam kapıyı çalıcaktı ki kapı açıldı ve Snape onu kolunda çekip içeri çekti ve kapıyı kapatım harry'ye döndü."arkandan kimsenin gelmediğinden eminmisin potter?""Şeyy...evet efemdim"snape durdu ve harry'e sarıldı.ağlayarak:"Başardın Harry.onu yendin.ben çok endişeliydim.şidi git tamam mı?"ona baktı ve gülümsedi.Az önce yaşadılarını diğer ikisine anlatmak için sabırsızlanıyordu.bakalım buna ne diyeceklerdi.


    See More
  • KADER AVCISI - MEKTUP 

    11 AĞUSTOS 2006

    Calvin-Jade Williams çifti huzurlu bir güne kalktı. Genç kadının karnı burnundaydı. Bekledikleri her an gelebilirdi. Hissediyorlardı, bugün olacaktı. Küçük kızları bugün doğacaktı. Adını bile bulmuşlardı. Rachel. Adam işlettiği lunaparkı kontrole giderken kadın da hastane için hazırlanmaya başladı. Sancıları h...er an başlayabilirdi. Kadın hazırlığını bitirdi ve olacakları beklemeye başladı. Calvin tam içeriye adım atmıştı ki Jade’e önce yavaş ama sonra keskin bir acı baş sardı. Jade acıdan inliyordu. Calvin onu kaptığı gibi arabaya götürdü. Hastaneye varır varmaz onu doğum odasına aldılar. Jade çığlık atarken Calvin’i bir endişe, bir korku sardı. Artık bitmesi gerekiyordu. Adam telaşla kapıya yaklaştığı sırada kapı açıldı ve kucağında bir bebekle hemşire çıktı. Calvin küçük Rachel’ı kucağına aldı. Beyaz tenliydi tıpkı annesine benziyordu. Onun kadar güzeldi. Ama masmavi gözlerini nerden aldığını bilmiyordu Calvin. Ailede kimse renkli gözlü değildi. "Çok ilginç." dedi hemşire, Calvin’e. "Neden?" diye sordu Calvin. Merak etti ilginç olan neydi? "Kızınız doğduğunda yaşadığını ağlayarak değil gülerek gösterdi. Daha önce hiç karşılaşmadık." Küçük Rachel sanki olacakları daha doğduğunda biliyordu. Sanki hayata meydan okuyordu. Ama kaderi çoktan yazılmıştı. Onun gücü damarlarında atıyordu. Dünyaya gelmiş en güçlü büyücü olabilirdi ama o gün başka yerde onunla birlikte doğan eşini bulması gerekiyordu. İkisi birleşirse ortaya eşi benzeri görülmemiş bir güç çıkacaktı. Herkes bu gücü elde etmek isteyecekti. Calvin kızına baktı ve onu alnından öptü. Hiçbir şeyden habersiz olması onun suçu değildi.

     

    11 AĞUSTOS 2008

     Yabancı bir adam küçük çocuğu doya doya öptü, kokladı. Onu Calvin’e teslim etmeden önce son bir kez baktı. "Ona iyi bakacaksın değil mi?" diye sordu adam çaresizce. "Kendi çocuğumdan ayırmayacağıma söz veriyorum." dedi Calvin. Rachel iki yaşındaydı, babası Sam’i yanına getirip: "Bak sana arkadaş, kardeş geldi." dedi.

     

    10 AĞUSTOS 2017

     Küçük kız daha iyi görebilmek için mavi gözlerini kıstı. Dikkatle büyüdüğü lunaparktaki Çarpışan Oto'lara bakıyordu. Siyah saçları dalgalıydı ve beline uzanıyordu. Kafasındaki kasket kısmen yüzünü gizliyordu. Bir an Çarpışan Oto'lardan gözünü ayırıp etrafına baktı. Birini arıyor gibiydi. Tekrar çarpışan otolara döndüğünde bir çocuk koşarak yanına geldi. "Bir şey kaçırdım mı?" dedi nefes nefese. "Tanrı aşkına Sam nerelerdeydin? Az kalsın zaferimizi yalnız kutlayacaktım." Sonra ikisi de arabalara döndü. Hemen sonra arabalar durdu. Eğlenip gülen insanlar hayıflanıp söylenmeye başladılar. Tüm lunapark sakinleri arabaları çalıştırmak için seferber oldu. Rachel kahkalarının arasından: "Sam sen tam anlamıyla elektronik dehasısın." Sam ona sadece gülümsedi. Sam çok iyi görürdü. En küçük ayrıntıları bile görür, farkederdi. Çok da hızlı koşardı. Rachel kaykay veya patenle gitse bile Sam koşarak onu geçerdi. Sonra bir ses: "RACHEL! SAM!" diye bağırdı. "Eyvah hadi kaç kaç!" dedi Rachel. Rachel patenle Sam de koşarak kaçmaya başladılar. Bir süre gizli oyun yerlerinde yani bir ağaç kovuğunda saklandılar. Akşam eve döndüklerinde bir adam: "Evet gelin ve bugün yarattığınız şamatayı açıklayın." Adam ne kadar kızsa da çocukların bu eğlenceli yanlarını seviyordu. Onlar Calvin'i güldürüyordu. Herkesi güldürüyordu. "Baba biz sadece çocuğuz." dedi Rachel en masum ses tonuyla. "Bir daha yapıcak mısınız?" "Hayır!" dediler ikisi bir ağızdan. Her seferinde hayır deseler de her iki tarafta aslında cevabın kesinlikle evet olacağını biliyordu."Bu akşam cezalısınız, televizyon yok. İkiniz de odalarınıza." dedi adam. Çocuklar zaten yorgundu ve karşı çıkmadılar. Rachel yatağa uzandı ama bir türlü uyuyamıyordu, çok heyecanlıydı. Yarın onun doğum günüydü ve Hogwarts’tan gelecek mektubu sabırsızlıkla bekliyordu. Ya gelmezse diye düşünmeye cesaret edemiyordu. Korkuyordu. Rachel sevinçten uyuyamadı. Samuel yatağa uzandı ama bir türlü uyuyamıyordu, çok mutsuzdu. Yarın onun da doğum günüydü ve Rachel'a onu yalnız bırakacağı mektup gelecekti. Şu büyücü okulundan. Sam onların küçük sırrını biliyordu. Ama kimseye söylemedi. Ağzı sıkıydı. Yarın Rachel’a mektup gelecekti ve o gidecekti, Sam'i bırakıp gidecekti. Sam üzüntüden uyuyamadı. Sabah kalktıklarında ikiside uykusunu alamamıştı ama yine de belli etmiyorlardı. Bugün ikisi de 11 yaşına basmıştı. Rachel koşarak mutfaktaki kahvaltıya inerken Sam hiç acele etmeden yavaş yavaş iniyordu. Sanki böyle inince Rachel mektubu açacak okuyacak ve çoktan kaldıracaktı. Ama hayır Rachel'in okumak için onu bekleyeceğini adı gibi biliyordu. Kahvaltı masasına oturdu. Babası daha mektubu vermemişti bile. Hayalleri suya düştü. "Evet artık mektuplarınızı verebilirim." Mektuplar mı? Yanlış söyledi heralde. Yoksa Jade anneye de mi mektup gelmişti? Calvin elinde iki Hogwarts mektubu tutuyordu. Birini Rachel’a diğerini Sam’a uzattı."Bana da mı var?" Dedi sam şaşkınlıkla. Bu imkansızdı ama olmuştu işte. Oda büyücüydü. Ama onun ötesinde en çokta Rachel’dan ayrılmayacağı için seviniyordu. Yüzü aydınlandı.

     

    Alıntıdır = https://www.facebook.com/photo.php?fbid=487829154574404&set=a.420710021286318.98738.418682094822444&type=1&permPage=1

     

    See More
  • BÖLÜM 2

     

    Tüm Gryffindor kahkahalar atarken Harry nazikçe Ginny’i oturtup ardından kendisi de oturdu.Diğer binalardan alkış ve kutlama sesleri geliyor Slytherin ise sessiz kalmış kahvaltısını yapıyordu.Harry onları kutlayan arkadaşlarına gülümserken arkadan Malfoy’un sesi duyuldu.

    “Ne o Potter Weasel kızı sonunda seni kandırmayı başardımı?”

    ...

    Tüm Slytherin’den yüksek bir kahkaha yükseldi.Fakat Harry umursamaz bir biçimde arkasını dönüp

    “Beni kıskanman gözlerimi yaşartıyor Malfy “diye mırıldanınca Malfoy hiçbir şey demeden sinirli bir şekilde yemeğine döndü.Harry önüne dönmeden önce Pansy’e baktı.Fakat Pansy sakin bir şekilde kahvaltısını ediyor Harry’e bakmıyordu bile Harry sinirle önüne döndü yanında oturan sahte sevgilisine bakdı ve yavaşça kıza yaklaştı.Ginny ne olacağını anlamış gözleri kapalı genç adama uzandı.Harry onu büyük bir hırsla öpünce afalladı fakat hemen kendine geldi.Yavaş bir biçimde karşılık verdi.Harry ondan ayrılınca derin bir nefes aldı gülümseyip önüne döndü ve kulaklarına kadar kızarmış Ron ile karşılaştı.Hafifçe güldü ve etrafta göz gezdirdi.Fakat öğretmenler masasında sinirli bir şekilde ona bakan Snape’i görünce dondu kaldı.Bir süre sonra kendine gelip önüne döndü.Neden sinirliydi ki şimdi.Herhalde ortalık da öpüştükleri için onları terbiyesiz olarak görmüştü.En sonunda Snape kahvaltısını bitirmiş zindanlara giderken 6.sınıf Gryffindor ve Slytherin’ler de ayağa kalktı.Ginny’de ayağa kalktı Harry’e dönüp “Derse gitmem gerek sonra görüşürüz “mırıldanıp çabucak öptükten sonra koşarak zindanlara yöneldi.İçeri girdiğinde tuhaf bir şekilde ilk gelen kişi olduğunu görünce yavaşça en ön sıraya geçti.Diğerleri eşyalarını falan almaya gitmişti heralde.Ginny kahvaltıya inerken yanında götürdüğü kitaplarına bakıp gülümsedi.

    “Dersime bu kadar ilgili olduğunuzu bilmiyordum bayan Weasley”

    Ginny, yüzünde aylacı bir ifade ile ona bakan profesör’e baktı.

    “İsterseniz çıkayım efendim”

    “Gerek yok”

    Ginny sessizce başına öne eğdi ve en son kaldıkları konuya odaklandı.Evet dersleri ağabeylerinden daha iyiydi fakat sınıfın en zeki öğrencisi de sayılmazdı.Sakince kitabını okurken sınıf dolmaya başladı.

     

    “Sonunda.Temiz hava.”

    Katie kollarını açarak zindanlardan çıkarken Ginny arkadaşının davranışına güldü.İkisi birlikte büyük salona girerken Harry soluk soluğa Ginny’nin yanına geldi ”Biraz konuşabilir miyiz?” diye mırıldandı.Ve genç kızın cevapvermesine izin dahi vermeden kolundan tutup onu çekiştirmeye başladı.En sonunda boş bir sınıfa girdiler.Harry yavaşça konuşmaya başladı.

    “Pansy galiba benden hoşlanıyor”

     

    See More
  • 3.BÖLÜM

    İpeksi bir ses:

    'Önemli degil'

    Ginny'e çarpmıştım kafam sonradan dank etti hemen elimi uzattım elimin yardımıgla ayaga kalktı ron bogulurcasına öksürünce:

    ...
    Continue Reading
  • 2. BÖLÜM

    'Harry uyuyormusun?'dedi ron telaşlı bir şekilde

    'Harry'

    Kardeşim cevap vermiyorum demektir zorlama işte!Yataktan dogruldum ve komidinden gözlügümü aldım kaşlarımı çatıp ron'a döndüm

    ...
    Continue Reading
  • GİRİŞ

    O güzel gülüşü bakkışı herşeyi beni büyülüyor .Onun yanında kendimi çok farklı hissediyorum...Bana huzur veriyor nasıl olduda bukadar yanımdayken farketmedim onu nasıl olduda görmezden geldim herseferinde... Şimdi ise ben ona aşıkken o başkasına ait ... Hayır hayır kendimi kaptırmamam lazım o en iyi arkadaşımın dostumun...

     

    1.BÖLÜM

    ...

     Gözlerimi ateşe dikmiş oturuyordum içim çok sıkılıyor canım çok acıyor cho'dan ayrılalı 2 hafta oluyo pki bu ayrılık acısımı hayır hiç sanmıyorum aksine ondan ayrılınca kendimi özgür hissettim öyleyse niye canım acıyo?? Düşüncelerimden birinin bana seslenmesiyle sıyrıldım:'harry hadi yemege iniyoruz'ron sabırsız bir şekilde bana bakıyor canım hiç yemek yemek istemiyo ama öğlende kaçtıgım için ron ve hermione dırdırlarını çekmek istemiyorum ayaga kaltım ron ve hermione bakıp:'siz gidin ben yatakhaneden asamı alıp geliyorum..'ron gözlerini devirip eliyle cebimi işaret etti:'harry asan cebinde iyimisin?'elimi cebime götürdüm asam herzamanki gibi orda duruyordu kafamı kaşıdım:'evet iyiyim'hermione gözlerini kısıp:'sende birkaç gündür bişey var ama neyse'birlikte ortak salondan çıkıp büyük salona indik ve griffindor masasına oturduk etrafıma bakınırken gözüm ravenclaw masasında oturan cho'ya takıldı oda bana bakıyordu bir süre bakıştık kafamı önüme çevirdim ve yemeğimle ilgilenmeye başladım.Artık cho ve kızlar dışında başka bişey düşünmek istiyorum.Bir süre yemegimle oynadıktan sonra ögretmen masasına bakmak için kafamı çevirdim Dumbuldore herzamanki yerinde oturuyordu Hagrid beni görünce gülümsedi göz kırptı bende aynı şekilde ona gülümsedim Ron ve Hermione gene bişey hakkında didişiyorlardı onlara bakmak için kafamı çeviridm o sırada yanımda oturan kız gözüme takıldı Bir insanın bu kadar güzel şaçları olabilirmi?Kim acaba bu kız?Kim oldugunu anlamak için haffifce koluna dokundum kız o güzel kızıl saçlarını savurarak bana döndü işte rüya bitti çünkü bu kız en yakın arkadaşımın kız kardeşiydi şaşkınlıgımı gizleyemeyerek:'Ginny...'Işıl ışıl gülümsedi 'Merhaba harry'Ne kadarda büyümüş ve çokta güzelleşmiş veya hep çok güzeldi ben yeni farkediyorum ...Harry kendine gel o arkadaşının kardeşi..Bende gülümsedim..'Merhaba'Hayır ona o gözle bakamazsın sakın yanlış bişey yapayım deme kaşlarını çatıp bana baktı'Harry sen iyimisin çok solgun görünüyosun?'Hayır hiç iyi degilim(hı nededim ben salaksın harry hem yanlış bişey yapma diyosun hem yapıyosun)yani çok iyiym ama biraz uykususum ondandır'Beni gülümseyerek dinledi ve sonra:'Belli oluyo biraz olsun kafandaki sorunları unut ve dinlen..'Demsi kolay ben Harry Potter'ım ben sorun bulmazsam o beni buluyo kafamı salladım o'da dean konuşmasına geri döndü .. Ron ve Hermione hala didişiyorlardı onları dinlemeye karar verdim 'Ronald kiminle arkadaşlık yaptıgım seni ilgilendirmeaşa bıraz''O cormac denen adamdan hiç hoşlanmıyorum'Hermione gözlerini devirdi...Onu beş yıldır tanıyoru en yakın arkadaşım kıskanıldıgı için mutlu ama belli etmiyo 'Bende lavendır'dan hoşlanmıyorum ama hale bak o senin sevgilin ama sorun olmuyo'OOOO ron 'a iyi cevap oldu çok sıktılar artık ya hergün aynı şeyin kavgası gözlerimi devirdim ve:'Yeter ya bıkkmadınızmı kavga etmekten ben dinlemekten bıktım'İkisi aynı anda bana dönüp:'Sen buna karışma..'Gözlerimi devirip:'Aman ne haliniz varsa görün...'Onları kavgalarıyla başbaşa bırakıp gine etrafa bakmaya başladım yine cho'la gözgöze geldim hemen kafamı önüme çeviridm offf bu ne ya kaçın bu bugün ..Ginny bana bakıyordu benim gördüğümü anlayınca hemn toparlandı kaşlarını çatıp cho'ya baktı sonra bana dönüp:'Pişmanmısın ayrıldıgın için?'Kafamı salladım:'Hayır degilim..'Gözlerimin içine baktı bir an için hüzün düştü gibi oldu:'Hala onu seviyorsun gözlerinin içinde görüyorum'Cho'yumu hayır hayır ben onu sevmiyorum ki yada öyle görmek istiyorum mavi gözlerini bana dikti ve:'Harry.''Efendim?'Gülümsedi yanagında gamzesi var ilk defe görüyorum ne kadarda yakışıyor yüzüne konuşmaya başladı:'Seviyorsun değilmi?'Allah'ım bu bakışalrı beni bitiriyor Harry saçmalama kafanı topla ve cevap ver:'Hayır sevmiyorum cho benim için bitti''Gözlerin öyle demiyor ama.''Ne diyor pki?''Seviyorum diyo..'Seviyorumun üztüne basa basa söyledi al işte hermione iki smiley tek kaşımı kaldırdım:'Ozaman kimi sevdigimide söylüyordur''Nasıl yani?''Şöyle ben Cho'yu sevmiyorum madem birini seviyorum diyor gözlerim belkide ileride yaşana bilecekleri diyordur ...Sencede doğru degilmi'Uzun bi süre gözlerime baktı taki dean öksürüp kendine çevirene kadar.Herkes yemeklerini yiyince ortak salona çıktık ben bir süre oturduktan sonra:'Ben yatıyorum iyi geceler'Ron gülümseyi:'İyi geceler dostum'Hermione şüpheli bir şekilde bana bakıp:'Daha erken harry..''Ama ben çok yorgunum sabah görüşürüz'Hermione bişey demesine fırsat vermeden yatakhaneye çıktım ve yatagıma yatıp uykunu huzurlu kollarına kendimi bıraktım......

     

     

    1 BÖLÜM SONU.

     

    See More
  • BÖLÜM 1

    Genç kız kapının açılmasıyla irkildi fakat içeri giren kişiyi gördüğünde suratında bir gülümse belirdi.“Gelmeyeceğini düşünmüştüm.”“Dalga mı geçiyorsun konuşmak istediğin konuyu çok merak ediyorum.” Ginny,Harry’nin verdiği cevap ile gülümserken hiçbir şey söylemedi.Buraya gelirken Harry’e söyleyeceği her şeyi beyninde oluşturmuş konuşmasını ...hazırlamışdı fakat şimdi ne diyeceği konusunda gerçekten hiçbir fikri yoktu.“Ee gece vakti Baykuşhane de donuyor olmamın sebebini söyleyecek misin?”Harry konuşurken elinde bir kağıt parçası sallıyordu.Ginny gözlerini kısıp bakınca bunun ona yolladığı üzerinde “Bu gece benimle baykuşhanede buluş.”Seninle konuşmam gerek.” Yazan not olduğunu anladı. Elleriyle Baykuşhane’nin koltuklarını işaret etti ve Harry’i beklemeden o tarafa yönelip koltuklardan birine oturdu.Harry ise merakla Ginny’i takip edip genç kızın oturduğu koltuğun tam karşısındaki koltuğa oturdu.Ginny’nin dalgın olduğunu fark edince kendini hatırlatmak amacıyla boğazını temizledi.“Hâla buradayım Ginny artık konuşur musun?”Ginny hiç uzatmadan direk konuya girmeye karar verdi.Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı ve “Pansy’e aşık olduğunu biliyorum.”diye mırıldandı.Yavaş yavaş gözlerini açıp Harry’e baktı. Şaşırmasını veya sinirlenmesini bekliyordu.Fakat genç adamın oldukça sakin olduğunu görünce kaşlarını çattı.“Yani,Ginny beni tehdit falan etmeyeceğini biliyorum ama benden tam olarak ne istiyorsun.”Ginny yanaklarının kızardığını hissedebiliyordu.“Sen Pansy’e aşıksın ve bende Snape’e bu yüzden bana yardım etmeni istiyorum.”Ginny konuşması biter bitmez elleriyle yüzünü kapadı.Yine Harry’den beklediği tepkiyi alamamış dı.Ellerini yüzünden çekmeden“Senin kalkıp bana bağırman ve kafayı sıyırdığımı söylemen gerek mi yormuydu?”dedi.“Ben seni üzmek istem-“Harry durup derin bir nefes aldı.“Seni üzmek istemiyorum Snape olan aşkını da yavaş yavaş idrak edebilirim ama ne yardımı?”Ginny Harry’nin sorusundan sonra ellerini yüzünden indirdi.“Pansy ve Snape bizi fark ettirmenin tek bir yolu var.Sevgiliymiş gibi davranmak.”Ginny ciddi bir şekilde Harry’e baktı ve devam etti.“Tüm okul bizim birlikte olacağımızı düşünüyor.Slytherin ve profesörler dışında hiç kimse dışından dikkat çekmeyiz.”Kısa bir sessizlik oldu.En sonunda sessizliği bozan ise Harry oldu.“Peki” diye mırıldandı.Ginny kaşlarını çatmış bir şekilde “Peki mi?”dedi“Peki” dedi genç adam tekrar”Peki,oyun başlasın”

     

    “Delirdim,kesinlikle deldirdim”Harry yatakhaneye doğru ilerlerken neden Ginny’nin teklifini kabul ettiğini ve Snape aşık olmasına aldırmadığını düşünüyordu.Fakat genç adamı delirten bunlar değildi.Onu delirten nedenlerini zaten biliyor olmasıydı.Ginny Snape’e aşıktı.Evet.Ama genç kızın son zamanlardaki davranışlarına bakınca bu gayet açıktı.Ve teklifi kabul etmişti.Çünkü tek yolun bu olduğunu biliyordu.Yatakhaneye girdiğinde bütün gece uyuyamayacağını bildiği için baş ucunda duran “Çağlar Boyu Quidditch”i kucağına yerleştirdi.En son kaldığı yeri açıp etrafına bakındı.Neville’in kolu yataktan sarkmıştı,Dean düşecek gibiydi vücudun yarısı yataktan dışarıdaydı.Seamus çarşafına sarılmıştı.Ron ise horluyordu.Harry sessizce onların haline güldük den sonra kitabına geri döndü.Yarın zorlu bir gün olacaktı.“Harry hadi dostum kahvaltıya geç kalacaksın.”Harry gözlerini yavaşca açınca onu uyandırmaya çalışan Ronu’u gördü.Yavaşça yerinden doğruldu ve kucağında duran kitabı komidinin üzerine koydu çok gergin olmasına rağmen kitap uyurken uyuya kaldığını fark etti.“Sen git ben de üzerimi değiştirip geliyorum.”diye mırıldandı onu bekleyen arkadaşına.Ron başını sallayıp yatakhane den çıktı.Harry hızlı adımlarla banyoya ilerledi.Yüzünü yıkadıkdan sonra üzerini değiştirdi ve yatakhaneden çıktı.Merdivenleri indikten sonra boş ortak salonda onu bekleyen Ginny’i gördü.Geç kız gergin bir gülümsemeyle ”Gidelim mi sevgilim” dedi.Harry gülümseyerek başını salladı.Genç kızın elini tuttu ve birlikte büyük salona gittiler.Kapının girişinde ikside durdu gelene kadar kimseye rastlamamışlardı.Şimdi tüm okul ordaydı aslında ikisinin de umursadığı bu değildi.İkisi de sevdikleri kişileri düşünüyordu verecekleri tepkileri gerçekten merak ediyorlardı.Harry yavaşca yanında duran gergin cadıya bakıp gülümsedi kızda aynı şekilde gülümseyince ikisi birlikde büyük salona girdiler.

     

    See More
  • Önsöz

    Yazarın Notu: 17 Temmuz 2003 itibarı ile bu öykü bazı ayrıntılar açısından Zümrüdüanka Yoldaşlığı kitabıyla bağdaştırılmıştır. Ancak öykü değişmedi ve değişmeyecek. Neyse ki bu Alternatif Evren'in bir güzelliği. Örneğin, Arabella Figg bu evrende bir kofti değil. Başka küçük farklar da var, fakat Unutulmayan Sözler...

    Continue Reading
  • HOGWARTS'DAKİ Kİ PERİ

     

     

    5. Bölüm

    ...

     

     

    '' Sessiz olun'' yasak ormanda yavaş bir şekilde yürüyorduk(!) Ron korkudan tir tir titriyor Hermione ise gözlerini kısmış etrafa bakınıyordu '' Burada olmalıydı'' diye söylendi. Tam o sırada çalılıkların arkasından bir ses geldi. Adımlarımızı aynı anda atmaya çalışarak oraya doğru ilerledik. İki kişi konuşuyordu ama yüzleri belli değil. Nefesimi tutup dinlemeye başladım

     

     

    - Bir iz var mı?

     

     

    -Hayır.

     

     

    - Bana yalan söyleme.

     

     

    -Ne yapabilirsin ki madalyonun yok.

     

     

    -Onu bana geri ver.

     

     

    ''Ron kes sesini!'' Hermione Ron'un mırıldanmalarından sıkılmış gibi gözüküyordu.

     

     

     

    -Sana neden geri vereyim ki. Elimde ki bayağı güçlü bir şey onu almak için gücün bile yok. Bir zavallısın. Bir şey yapamazsın.

     

     

    kırmızı pelerinli olan tam olduğumuz yere döndü. Hermionve aynı anda bağırdı '' Bu Amelia''  Amelia sakince elini ağzına götürüp sus işareti yaptı. Anlaşılan o Hermione'yi duymuştu ama adam duymamıştı. Amelia asasını kavradı ve Kaldırıp bir şeyler mırıldanarak asadan bir ışık çıkardı ve ışık havada yayıldı. Hermione tebessüm edip pelerini üstümüzden çekti ve bağırdı

     

     

    - Sersemlet!

     

     

    Adam aynı anda yere düştü. Amelia koşarak ceplerini karıştırdı ama bir şey bulamamış gibiydi. Birden çalılardan başka büyücüler fırladı ve üzerimize öldürücü lanetler savurmaya başladı. Biri neredeyse Amelia'ya çarpıyordu. Ron hemen onu itip bir sersemlet büyüsü daha yapmıştı. Amelia ise hiç bir şey yapamıyordu. Yerdeki bitkileri asasıyla hareket ettiriyor ya önümüze kalkan yapıyor ya da adamların ayaklarına doluyordu. bazen küçük su küreleri yaratıp adamların suratına fırlatıyordu ki bu adamları kızdırmaktan başka bir işe yaramıyordu. Bir ışık patlaması oldu ve gökyüzünde dağıldı. Büyücüler bunu görür görmez cisimlendiler ve yok oldular. Ağacın arkasın Albus Dumbledore'u gördüğümde daha önce hiç sevinmediğim kadar sevinmiştim. Yüzünde alaycı bir edayla konuştu.

     

     

    -Sevgili çocuklar sorabilir miyim acaba yataklarınızda olmanız gerekirken ' Yasak ' Ormandasınız?

     

     

     

     

    *Şatoda*

     

     

    '' İyi misin.'' Ron şömineye biraz daha yaklaşıp Amelia'ya bu soruyu sordu. Amelia'nın yüzü düşmüştü '' Beni daha tanımamanıza rağmen neden peşimden geldiniz? Neden benimle arkadaş olmak istiyorsunuz?'' daha fazla dayanamayıp konuştum '' Biliyor musun artık seninle arkadaş olmak istediğime emin değilim çünkü arkadaşlar birbirinden sır saklamaz.'' Amelia yüzünü Hermione'ye yüzünü çevirdi. Hermione anında konuşmaya başladı. '' Çünkü Harry Amelia'nın sır tutucusu değilsin.'' Sır tutucu da ne?


    See More
  • 6.bolum YENI MUDUR

     

    Okulun o bilindik yolu raylar uzerinde ilerleyen express'in buhulu pencerlerinden rahart bir sekilde seciliyordu.Lokomatif yavaslamaya baslamisti ve baca bolgesinden cikan dumanla ayri bir huzur veriyordu insana.

    "Ne yaptigini gordunuzmu?"diye sordu harry.Ronun pek cevabi yok gibiydi ama Hermione ayni fikirdeydi.

    ...

    "Hissettinmi Harry?onda baska bisey var.vahsetli ve ofke dolu bir hisse sahip ve birde Gryffindor baskani.bunun ne demek oldugunu ben bile anlamdim."Ron rahat bir sesle:

    "Olsa-olsa yeni bir baskanliktir."

    "Ve asasiz sihir yapabiliyor.bu hakikaten cok garip"

    Ron ve Hermione ayni anda"NE?"dediler.harry devam etti"Asami Malfoya dogrulttugumda elini kaldirdi ve asam bir amda havaya uctu.yani ciplak elle sihir yapti.boylesini hic gormemistim."

     

    Kompartıman kapısı yeniden açıldı ve içeri Jack girdi.Sakin bir sesle"Lütfen cüppelerinizi giyin.okula nerdeyse vardik.15 dakika içinde orda oluruz."

    "Onu nasıl yaptın,yani nasıl asasız sihir yaptın?"

    "Şeyy...bu biraz uzun bir hikaye.belki daha sonra okulda anlatma fırsatı bulurum.şimdi lütfen biraz çabuk olun."

    Jack saatine bakarak "Son 12 dakika."

    "Hey Jack,Jack."

    Arkalarında bir kızın sesi yankılandı.Bir ayak sesi,bir takırtı.bikaç saniyede Jack'in yanında, tam bir vampirinki gibi tam açılmiş kahverengine sahip gözler,bembeyaz bir yüz ve hatrısayılır derecede güzel bir yüz.

    "Ah.Diana iyi akşamlar.arkadaşlar bu Diana,en iyi arkdasim ve Gryffindor'un ikinci başkani.benim gibi bir profosör kadar bilgilidir.son 10 dakika.Diana arkdaşları yanlız brakalımda hazırlansınlar.büyük salonda görüşürüz." İkiside koridora çiktılar ve kapıyı kapattıp öne doğru ilerlediler.

    "Harry kızı gördünmü.vay be süperdi.bence vampirdi.o kadar kocaman gözler hayatta görmedim."

    "RON.KIZ BU KADAR HOŞUNA GİTTİYSE ONUNLA TAKILA BİLİRSİN."

    "Abartma Hermione.alt tarafı güzel gözleri vardı.kimden hoşlandığımı bilmez gibi konuşuyorsun.hadi Harry biz çıkalımda Hermione üstünü değişsin."

    Harry önden çiktı,onu takip eden Ron Hermioneyi yanağından öpüp koridora çıktı.

    Exspress yavaşladıkça-yavaşladı ve sonunda durdu.kapıların açılmasıyla tüm öğrenciler hafif serin olan istasyona indiler.

    Harry yine o bilindik sesi arıyordu ve az öteden o hırıltılı sesi duydu."Birinci sınıflar bu taraftan.birinci sınıflar beni takip edin.".Hagrid'in o kalın sakallı görüntüsü altında böcek karası gözleri üçünün durduğu yere bakıyordu.bir kere kırpıldı ve arkasına dönüp göle doğru uzaklaştı."Hadi bi araba bulalım.yoksa yürümek zorunda kalcaz".bikaç metre ötede arabalar bekliyordu.hatta bazıları dolmuştu bile.Neville ve Semyus'un oturduğu arabaya bindiler ve Testral yavaşça şatoya doğru yola koyuldu.


    See More